BUKET GÜNEY yazdı…

Acıyı tarif etmeyi çoktandır bıraktık. Artık cümleler biriktiriyoruz. “Şu an Ahmet’in yanında olmalıydım.” diyen annenin sesi bir ağıt gibi günlerdir kulağımda. Kanser hastası küçük çocuk anne-babasız Almanya’ya tedaviye geldi. Genç bir delikanlı olsa olaya bakışımız farklı olurdu ama o daha bir çocuk. Anne ve babasına o kadar ihtiyacı var ki. En çok da annesine…

Şefkatli bakışına, sevgisine ve belki de acısını hafifletecek o sıcacık kucağına… 70 yaşında muhtemelen kendisi de bakıma ihtiyaç duyan babaannesiyle Almanya’da. Annesi neden mi gelemedi? Belli ki hiçbir delil ya da isnat edilecek suç bulunamayınca yurtdışı yasağı konan, sayıları her gün artan o işsiz ve öteki gruplardan… Şimdilik sadece özgür. Evladından uzakta o özgürlük ne kadar anlamlıdır sorgulamaya gerek bile yok.

Ahmet ismiyle hasta duruşuyla bana kardeşimi hatırlattı. 4 yıl önce geride bıraktığım yatalak kardeşimi. Tebessümden başka tepkisi olmayan o masumu… Onun adı da Ahmet. Yeni anne olan herkes benzer şeyleri söyler. Insanın dünyaya özellikle çocuklara bakışı o kadar çok değişiyor ki. Ahmet, kendi çocuğum, kardeşim ve bütün masumlar için kurduğum hayallerim var. Gerçekleşeceğine yürekten inandığım…

Umarım Ahmet hem sağlığına hem de anneciğine kavuşur. En kısa zamanda… Bir annenin yüreğini böyle zamanlarda güzel günlerin geleceğine hiç şüphe duymadan inanmak ve sabrederek beklemekten başka bir şey iyi gelmez heralde. Tıpkı annemin bekleyişi gibi…

8 yaşındaki kanser hastası Ahmet Almanya’da anne yolu gözlüyor